Dubai merkezli proje lideri Hashem Al-Ghaili, BrainBridge adı verilen sistem ile dünyada bir ilk olarak 'kafa nakli sistemi' geliştirdiğini iddia ediyor.
Sinir bilimi ve biyomedikal mühendisliği ortak start-up'ı BrainBridge, dünyanın ilk "kafa nakli" bilim kurgu konseptini, ses efektleriyle tamamlanan sekiz dakikalık bir videoyla sundu.
Yayınlanan videoda, potansiyel olarak bir kafa nakli ameliyatının nasıl işe yarayabileceğini gösteriyor ki beyin ile omuriliğin bir hastadan diğerine nakledilmesi için de yapay zeka ve robot teknolojisi kullanılıyor.
Hashem Al-Ghaili’e göre BrainBridge ile bu tür nakiller, felç ve omurilik yaralanmaları gibi yaşamı değiştiren koşullara sahip hastalara 'tamamen işlevsel bir vücut' fırsatı sağlayabilir.
BrainBridge adını taşıyan prototipin, sekiz yıl gibi kısa bir sürede söz konusu yenilikçi tıbbi operasyonu gerçekleştirmeye hazır hale gelebileceği öğrenildi.
BrainBridge yetkilileri, “Kısa vadede projenin omurilik rekonstrüksiyonu ve tüm vücut naklinde çığır açmasını bekliyoruz. Ancak uzun vadede proje, bildiğimiz sağlık hizmetlerini dönüştürecek alanlara doğru genişleyecektir" diye konuştu.
Hashem Al-Ghaili, beynin, “vücudun geri kalanı genç kaldığı sürece birkaç yüz yıl dayanma kapasitesi” göz önüne alındığında, prosedürün uygulandığı kişilerin ortalama yaşam beklentisinin çok ötesinde yaşayabileceğini iddia etti ve şunları söyledi: “BrainBridge konseptinin her adımı, çeşitli bilim alanlarındaki uzmanlar tarafından yürütülen ve yayınlanan kapsamlı bilimsel araştırmalara dayanarak dikkatle düşünüldü. Teknolojimizin amacı tıp biliminde mümkün olanın sınırlarını zorlamak ve yaşamı tehdit eden koşullarla mücadele edenler için yenilikçi çözümler sunmaktır. Teknolojimiz, sadece birkaç yıl önce hayal bile edilemeyen, hayat kurtaran tedavilere kapılar açmayı vaat ediyor."
Ancak, bu iddiaların gerçekleşmesi için bir dizi teknik ve etik engel aşılması gerekiyor.
Biyomühendislik alanındaki bu ilerleme, yaşamı tehdit eden koşullarla mücadele edenler için yenilikçi çözümler sunma potansiyeli taşıyor.
MailOnline'in haberine göre, bu tür bir prosedürün gerçekleştirilmesi, etik ve güvenlik endişelerini de beraberinde getiriyor. Bu nedenle, 'titiz test ve gözetim' süreçlerinin hayati önem taşıdığı belirtiliyor.
Bunun yanı sıra, bu tür bir operasyonun gerçekleştirilmesi, beynin işleyişi ve sinir bağlantılarının karmaşıklığı nedeniyle teknik zorluklar da barındırıyor.
Önerilen sisteme göre, işlevsel bir vücuda sahip ancak beyin ölümü gerçekleşen donörün vücudu ve kafası yeni vücuda nakledilecek olan alıcının her ikisi de, riski azaltmak için önce 5°C'ye kadar soğutulacak.
Yapay zeka algoritmalarının ameliyat sırasında "kesintisiz yeniden bağlanmayı kolaylaştırmak" için hem kasları hem de sinirleri izleyeceğini iddia ediyor.
Donörün yüz kasları ve yumuşak dokuları daha sonra doku reddi olasılığını azaltmak ve alıcının yüzünü "gençleştirmek" için nakledilecek.
Hasta komada izlenecek ve bağışıklık sisteminin donörü reddetmesini önlemek için gerekli ilaçların verildiği yoğun bakımda bir ay kadar kaldıktan sonra, beynin kontrolü yeniden kazanması bekleniyor.
Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "Süreçte beyin hücresi bozulmasını önlemek ve kusursuz uyumluluk sağlamak için gelişmiş yüksek hızlı robotik sistemler kullanılacak. Tüm prosedür, omuriliğin, sinirlerin ve kan damarlarının hassas bir şekilde yeniden bağlanmasını kolaylaştırmak için gerçek zamanlı moleküler düzeyde görüntüleme ve yapay zeka algoritmaları tarafından yönlendiriliyor" ifadelerine yer verildi.
Daily Mail’in haberine göre ise bazı uzmanlar, kafa nakli konseptinin "beynin nasıl çalıştığının aşırı basitleştirilmesi" olduğunu söyledi ve bunu "kötü bir şaka" ve "kurmaca" olarak nitelendirdi.
MailOnline yorum almak için Hashem Al-Ghaili şirketi ile bağlantı kurmaya çalışıyor. Zira şirket henüz bu sistemin nasıl kullanılacağını açıklamadı.
2016 yılında Avrupa Nöroşirürji Dernekleri Birliği Etik-Hukuk Komitesi, insanlarda kafa naklinin etik olmadığını ilan etti. Ancak komitenin işlemin yapılmasını durdurma konusunda yasal yetkisi bulunmuyor, ancak uygulamalar için profesyonel kılavuzlar hazırlayabilir.
Şu anda şirket, söz konusu engellerin aşılmasına yardımcı olacak uzmanları işe alma sürecinde ve konseptlerinin, "biyomedikal bilimin sınırlarını zorlamak ve dünyayı daha iyiye doğru değiştirmekle ilgilenen dünyanın dört bir yanından en iyi yetenekleri çekeceğini" umuyor.
Kaydedilen ilk kafa naklinin 1908'de bir köpeğe yapılmaya çalışıldığı ancak başarısızlıkla sonuçlandığı biliniyor.
Dr Vladimir Demikhov, 1950'lerde köpeklere canlı kafa aşılayarak etkili bir şekilde iki başlı köpekler yarattı. Bu teknik o yıllarda kafa nakli olarak nitelendirilmedi ve deneklerin hiçbiri uzun yaşamadı.
Kaynak: Sözcü, Onedio, T24 ve Donanım Haber